Pedodonti Tedavileri

Anasayfa - Tedaviler-Pedodonti

Pedodonti Nedir?

Pedodonti, bebek, çocuk ve gençlerin, süt ve daimi dişlerinin sağlığının korunması, çürük, travma, genetik ve farklı etkenlerin dişlerde oluşturduğu sorunların giderilmesi ile ilgilenen diş hekimliği dalıdır. Diğer bir adı ile çocuk diş hekimliği olarak bilinmektedir. Çocukların diş tedavisinde ilk muayene ve diş hekimi tecrübesi oldukça önemlidir. Çocuklarda ilk süt dişinin çıktığı zaman dilimi 6 ay ile 12 ay arasıdır. Bu dönemde diş hekimine gidilerek çocukların ağız ve diş sağlığı kontrol altına alınarak daha sağlıklı dişlerle hayatlarına devam etmeleri önem kazanır. Süt dişleri neden önemlidir? Toplam olarak süt dişleri 20 tanedir. İlk süt dişleri 6 aylıkken çıkarken 2,5-3 yaşlarına kadar diş çıkarma devresi devam etmektedir. Süt dişlerinin önemi; Süt dişleri ilk olarak çiğneme fonksiyonunu yerine getirerek çocukların beslenmesini sağlamaktır. Düzgün konuşma ilk olarak süt dişlerinin sağlığına bağlıdır. Süt dişleri, yerini alacakları kalıcı dişlere kılavuzluk eder. Eğer süt dişleri erken zamanda kaybedilirse dişlerde eğrilikler oluşabilir. Zorunlu şekilde kaybedilen süt dişleri, ağızda oluşmaya başlayan diş eğrilikleri ve ortodontik problemler ileride daha fazla sorunlar yaratabilmektedir. Yaklaşık 6-7 yaşları arasında karışık dişlenme dönemi ve kalıcı dişlenmeye geçiş dönemi başlar. Süt dişlerinin düşmeye başlaması 6-7 yaşlarında başlar ve 12 yaş civarlarında ikinci azı dişin düşmesiyle tamamlanmış olur. Karışık dişlenme döneminde hangi koruyucu uygulamalar yapılır? Çocukların karışık dişlenme döneminde, dişleri çürüklerden korumak için koruyucu diş hekimliği uygulamaları yapılmaktadır. Bu uygulamalar; Fissür örtücü uygulamaları Flor cila ya da jel uygulamaları Beslenme düzenlemesi Doğru ağız hijyen eğitimi İlk süt dişleri düşerek kalıcı dişlerin tamamının sürmeye başladığı dönem karışık dişlenme dönemidir. Bu dönem yeni oluşmaya başlayan daimi dişler, mineralizasyonunu tamamlamamış, olgunlaşmamıştır. Bu durum ise yeni çıkacak dişlerin kolayca çürümesine ve daha önce oluşan çürüklerin daha da büyümesine neden olur. Dişlerin olgunlaşma süresi diş sürmesini takip eden 3 yıl daha devam eder. Bu süre sonunda diş mineralizasyonu tamamlar ve olgunlaşır. Bu durum ise dişin çürüklere karşı daha dirençli olmasını sağlar. İster çocuklukta olsun ister yetişkinlikte olsun doğru ağız ve diş bakımı, dişlerin daha sağlıklı olmasını sağlar. Yetişkinlikte de dişlerin daha sağlıklı olması için çocukluktan itibaren ağız ve diş sağlığı uygulamalarının özenle yapılması gerekir. Bunun için pedodonti uzmanı ile görüşerek çocuklarınızın ağız ve diş sağlığını kontrol altına alabilirsiniz.

Fissür Örtücüler

Fissürler, dişlerinin yüzeyinde oluşan küçük girintiler olarak ifade edilebilir. En sık çürükler bu girintilerde görülür. Bunun sebebi ise diş fırçasının bu bölgelere tam anlamı ile ulaşamıyor olmasıdır. Fissür Örtücüler; dişlerin bu girintili kısımlarını örten, oje bezeri bir tabaka oluşturarak yemek artıkları ile bakterilerin bu girintilere ulaşmasını önleyen koruyucu uygulamalardır. Çocuklarda fissür örtücüler süt azı dişlerine, kalıcı büyük azı ve küçük azı dişlerine uygulanmaktadır. Fissür örtücüler, kısa sürede yapılan, pratik, ağrı oluşturmayan, uygulama yapılan dişin uzun süreli kullanılmasını sağlayan tedavi yöntemidir. Fissür örtücü bir bakıma diş aşısı olarak da adlandırılır. Diş aşısı yani fissür örtücüler sayesinde diş yüzeyinde bakterilerin ve besinlerin barınmasını önleyerek bir bariyer görevini yerine getirir. Fissür örtücüler ne zaman nasıl uygulanır? Süt dişlerinin sürmesi 3 yaş civarlarında tamamlanır. Üç yaş ve sonrasında fissür örtücü uygulaması yapılabilir. Fissür örtücüler, süt dişlerinin düşmesine kadar dişi koruma görevini sürdürürler. Çoğu diş hekimi henüz süt dişlerine fissür örtücü uygulamayı istemez. Ancak yüksek çürük riski bulunan küçük azı ve büyük azı dişlerine fissür örtücü uygulaması yapılabilir. Fissür örtücü maliyeti, normal dolgulara göre daha ekonomiktir. · Fissür örtücüler yani diş aşısı yapılmaya başlamadan önce dişler özel fırça ile güzelce temizlenir. · Temizleme işleminin bitirilmesinin ardından dişlerin çiğneme kısımları özel solüsyonlar kullanılarak tedaviye hazır hale getirilir. · Akışkan fissür örtücü malzeme, azı dişlerde bulunan girinti ve çıkıntılara sürülerek ışın kaynağı ile sertleştirilir. Diş aşısı yani fissür örtücü uygulaması sırasında herhangi bir ağrı hissedilmediği gibi anestezi yapılmasına da gerek yoktur. Bu uygulama küçük yaş gruplarında da rahatlıkla uygulanabilen tek seanslık bir işlemdir. Fissür örtücü tedavisi sonrasında neler yapılmalıdır? Fissür örtücüler, uygulandıkları yerlerde var oldukları sürece dişleri koruma görevini sürdürmektedir. Tekrarlanması gerekmez. Dişin kırılması, aşınması, deforme olması gibi durumlarda düzenli kontroller yapılarak fissür örtücü tekrarlanabilir. İçeriğinde çocuk sağlığını etkileyecek herhangi bir etken madde bulunmadığı için bir yan etkisi yoktur. Fissür örtücü koruyucu tedavi sonrasında istenirse diğer koruyucu uygulamalar ile tedavi desteklenebilir. Ayrıca tedavi sonrasında günlük ağız ve diş bakımı yapılarak düzenli şekilde diş fırçalaması yapılmalıdır.

Flor Uygulaması

Flor, dişin yapısında, kimyasal bağ kurarak diş çürüklerine karşı dişlerde direnç yaratan bir maddedir. Flor uygulaması sayesinde diş yüzeyleri, diş çürüklerine karşı daha dayanıklı hale gelir. Flor uygulaması; çürük riski yüksek olanlarda 3 ayda bir, düşük olanlarda ise 6 ayda bir yapılmalıdır. Kaç çeşit flor uygulaması vardır? · Topikal flor uygulaması · Sistemik flor uygulaması Topikal flor uygulaması, klinik ortamda hazırlanan bir formdur. Bu tür uygulamalarda jel, cila ya da köpük formunda florürler kullanılır. Sistematik flor uygulaması ise topikal uygulama kadar etkili değildir ve günümüzde yöntem olarak çok fazla tercih edilmemektedir. Flor Uygulaması Nasıl Yapılır? Flor uygulamasına başlamadan önce çocuk isterse su içmelidir. Bunun sebebi ise uygulama sonrasında 1 saat bir şey yenilip içilememesi gerekliliğidir. Çocuk, uygulama öncesi su içtikten sonra hava yardımı ile dişler iyice kurutulur. Kurutulan alt ve üst dişlere teker teker flor cilası sürüldükten sonra ağızda kalan tükürük ve cila artığı tükürük emici ile iyice çekilir. Florür vernik uygulaması nedir? Küçük yaşlardan itibaren çocuklarda çeşitli sebeplerden dolayı diş çürükleri görülebilmektedir. Vernik uygulaması florürün cila formuna verilen isimdir. Küçük bir uygulama fırçası yardımı ile dişlerin yüzeylerine sürülerek dişlerin çürümelerinin önüne geçmek hedeflenir. Florür vernik uygulaması ile çürüklere karşı diş sert dokuları direnç kazanır, diş minesini daha da güçlendirdiği için florür uygulaması ile diş çürükleri minimuma indirilmektedir. Florür vernik kimlere uygulanır? Bebeklikten başlayarak çürük belirtileri ortaya çıkanlar, fissür çürükleri oluşmuş olanlar, ortodontik tedavi görenler, diş hassasiyeti olanlar, diş eti çekilmesi oluşmuş kişilere florür vernik uygulaması yapılabilir. Ancak astımı olan, alerjik reaksiyon geçiren, reçine, çam fıstığı alerjisi olan, dilde, diş etinde yara bulunan, vücudunda döküntüler başlamış, ağızda, dudaklarda, dil ya da diş etinde yaralar oluşmuş kişilere florür vernik uygulaması yapılmaz. Florür vernik yan etkileri içinde en sık olarak görüleni; uygulama sırasında veya hemen sonrasında verniğin yutulmasına bağlı olarak ortaya çıkan mide bulantısı-kusmadır. Uygulayıcının dikkati ve tavsiyeleri ile uygulamanın doğru bir şekilde yapılması bu yan etkilerin ortaya çıkmasına engel olacaktır.

Fonksiyonel Çene Ortopedisi

Dişlerde eğrilik ya da çapraşıklık durumlarında uygulanacak tedavi yöntemlerinden biri fonksiyonel çene ortopedisidir. Fonksiyonel çene ortopedisi, dişlerde daha eğrilikler başlamamış ya da henüz çıkmaya başlamış ya da başlangıç düzeyinde oluşmuşsa doğru zaman ve doğru şekilde yapılacak müdahale ile düzgün diş dizilimi sağlanmaya çalışılır. Çocukların büyümesi, gelişim döneminde çene büyümesin yönlendirme işinin yapıldığı fonksiyonel çene ortopedisinde kullanılan aparatlar fonksiyonel aparey olarak adlandırılmaktadır. Fonksiyonel apareyler hareketli apareyler ve sabit apareyler olarak iki çeşittir. Fonksiyonel çene ortopedisinin amacı nedir? Fonksiyonel çene ortopedisinde, kemik gelişiminin değiştirilmesi için dişe bir uyarı verilir. Fonksiyonel çene ortopedisinde amaç, istenmeyen etkileri kaldırarak hem büyüme hem de gelişim dönemi boyunca bu tedaviyi etkili kılmaktır. Bu yöntemde; henüz büyüme ve gelişim dönemi devam ederken dişler ve çene kemiklerinin pozisyonlanmasında alınan cevap en üst düzeydedir. Fonksiyonel çene ortopedisi kimlere uygulanır? Çene kemiklerinin büyümesini kontrol etmek, çocuklarda çene kemiklerinin büyüme gelişimi devam ettiği için çok daha kolaydır. Çocuklarda büyüme ve gelişim yönü, hangi aşamalardan geçtiği diş hekimi tarafından analiz edilerek tedavi için uygun yaş tespit edilir. Fonksiyonel çene ortopedisinde tedavi yaşı oldukça önemlidir. Çocuk büyüme ve gelişimini tamamladığında fonksiyonel çene tedavisi uygulanamaz. Oluşabilecek Çene Sorunları Nelerdir? · Dişlerde aşırı boşluk oluşması · Çapraşık dişler · Dişlerin açık şekilde kapanışı · Dişlerin örtülü şekilde kapanışı · Ön ya da arkada ters kapanış · Dişlerin tam ters şekilde kapanışı · Dişlerin hatalı yönde çıkması v.b. Çocuklarda dental ortopedik problemler genetik, parmak emme, süt dişlerinin erken kaybı, beslenme bozuklukları ile ortaya çıkar. Çocukta genetik olarak diş genişlikleri ile çene boyutu arasında uyumsuzluk olması durumunda çapraşık diş dizilimi kaçınılmaz olmaktadır. Süt dişlerinin erken kaybedilmesi, arkasından çıkacak olan kalıcı dişlerin eğri, çapraşık şekilde çıkmasına veya gömülü kalarak çıkamamasına neden olacaktır. Böyle durumlarda hareketli ya da sabit apareyler kullanılarak fonksiyonel çene ortopedisi uygulanabilir.

Kanal Tedavisi

Süt veya kalıcı dişlerde oluşmuş olan bir çürük dişin merkez kısmında bulunan “pulpa” adını verdiğimiz damar ve sinirden meydana gelmiş kısma ulaştığı durumda geri dönüşsüz bir şekilde bir enfeksiyona neden olur. Bu enfeksiyonun en bariz belirtileri yaşam kalitesini etkileyen dişteki zonklar tarzda ağrı ve şişliktir. Bu belirtilerin sadece biri veya her ikisi de aynı anda var olabildiği gibi hiçbir fiziksel belirti meydana gelmeden de çürüğe bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu durum hem süt dişleri hem de kalıcı dişler için kanal tedavisi uygun bir tedavi seçeneği haline gelir. Bazı dental travmalardan sonra da dişin beslenmesinin durmasına bağlı olarak gelişen çürüksüz steril nekroz durumlarında da kanal tedavisi uygulamaları söz konusu olabilir. Süt dişlerinde kanal tedavisi sırasında dişteki mevcut çürük kısım temizlenir. Pulpa odası adı verilen normalde damar ve sinir dokusunun bulunduğu (çoğu zaman bu kısım da çürükten etkilenerek cansızlaşır) kısım özel aletler yardımı ile temizlenir. Temizliği takiben süt dişleri kanalları özel olarak üretilmiş, süt dişinin düşme zamanında tıpkı süt dişi gibi davranarak eriyecek olan kanal dolguları ile doldurulur. Kalıcı dişlere kanal tedavisi, tıpkı süt dişlerindeki gibi dişin merkez kısmında bulunan pulpa kısmı temizlenerek çıkarılır. Dezenfeksiyonu sağlanan bu alan süt dişlerinden farklı olarak erime özelliği olmayan kalıcı dolgular ile doldurulur ve diş bu şekilde hizmet vermeye devam eder. Süt Dişleri Neden Önemlidir? Süt dişleri kalıcı dişlerin kılavuzlarıdır. Süt dişleri sağlıklı olan çocukların yetişkin olduklarında da sağlıklı dişlere sahip olmaları beklenir. Süt dişlerinde çürükleri bulunan çocuklarda ise çürüğe neden olan bakteri sayısının ağızda fazlaca mevcut olması sebebiyle kalıcı dişlerin de aynı yangından etkilenerek çürümemeleri kaçınılmazdır. Elbette ki komşudaki yangın onlara da sıçrayacaktır. Gerek beslenme zorlukları gerekse yaşam kalitesinin düşmesi büyüme ve gelişimden okul performansına kadar çok geniş bir alanda olumsuzluklara neden olabilmektedir. Kalıcı dişlerin yüzeye çıkmasına kadar süt dişlerinin ağızda eksiksiz kalması oldukça önemlidir. Süt dişlerinin erken kaybı ise hem zorlu hem de maliyetli ve ortodontik tedavi gerektiren dişlerde eğriliklere neden olan süreçleri de beraberinde getirebilir.

Kompomer Dolgular

Süt dişleri ile benzer fiziksel özelliklere sahip dolgular kompomer dolgular olarak adlandırılır. Kompomer dolgular, diş renginde olabildiği gibi renkli kompomer dolgular da yapılabilmektedir. Renk seçimlerinin çocuğa bırakıldığı renkli kompomer dolgular, çocuğun tedavi sürecinin tamamlanıp dolgunun dişlerinde nasıl görüneceğini merak etmeleri sayesinde daha çabuk ikna olmalarını sağlayabilmektedir. Kompomer Dolgular Nasıl Uygulanır? Süt dişleri için uygulanan kompomer dolgular, cam iyonomer ve kompozitlerin karışımıdır. Kompozit dolgulara göre uygulama tekniği daha kolay olmasına rağmen amalgam dolgulara göre daha zordur. Civa içermeyen kompomer dolgular, ikincil çürüklerin oluşmalarına karşı direnç de gösterirler. Temizlenip dezenfekte edilen çürük diş bölgesi kurutulup izole edilir. Özel kimyasal yapıştırıcıları kullanılarak yapay dolgu kısım ile organik doku arasında bir bağ kurularak yapıştırma işlemi gerçekleştirilir. Uygun şeklin verilerek ısırmanın ayarlanması sonrasında dolgu işlemi tamamlanmış olur. Çürük oluşumu ile deformasyona uğrayan ön ve arka dişlerin estetiğini sağlamak için kompomer dolgular kullanılır. Salgılanan flor sayesinde ise süt dişi dolguları daha sonra oluşabilecek çürükleri de engellemiş olurlar. Kimyasal yapıştırıcılar sayesinde diş dokularına adapte edilirler. Kompomer dolguların ömrü değişkenlik göstermekle beraber hedeflenen süre 4-6 yıl arasındadır. Kompomer dolgular, süt dişleri dökülene kadar dişte kalabilir ve düşen süt dişleri ile birlikte onlar da düşer. Dolgu ömrünün daha uzaması için kahve, çay gibi boya içerici içecekler içilmemeli, ağız ve diş bakımı en iyi şekilde yapılmalıdır. Eğer diş bakımı yapılmazsa zamanla dolgu birleşim alanları yeni bir çürük tehlikesi ile karşı karşıya kalır.

Pediatrik Zirkonyum Kaplama

Çocuklarda süt dişlerinde görülen en önemli rahatsızlık erken çocukluk çağı çürükleridir. Gerek ön gerekse arka grup dişlerde sıklıkla yıkımlara neden olan bu çürükler bazen dolgu uygulamaları ile tedavi edilemezler. Bu durumlarda çocuklarda pediatrik zirkonyum kaplama uygulaması yapılabilir. Pediatrik zirkonyum kronlar, dişi tamamen sarar ve hem diş yüzeyini ikinci kez çürük oluşumuna karşı korur hem de bakteri plağının yüzeyde kalmasını engeller. Bu durum sayesinde ağız hijyeni zora giren çocuklarda mikrobiyal dental plak kontrol altına alınmış olur. Pediatrik zirkonyum kaplama kimlere yapılabilir? Yaygın diş çürüklerinin restorasyonunun imkansız olduğu durumlarda Kanal tedavisi görmüş dişlerin uzun süreli korunmasında Diş estetiğini kaybetmiş çocuklarda bu uygulama sayesinde psikolojilerinin düzeltilmesi ve daha özgüvenli olmaları sağlanır. Mine ve dentini etkileyen gelişimsel anomaliler ve malforme dişlerde kaplama uygulaması yapılabilir. Travma sonucu ya da başka sebeplerle kırılan dişlere doğal görünüm kazandırmada Diş çürükleri ya da diş kırılmalarında oluşabilecek konuşma bozukluklarının önlenmesinde uygulanabilir. Çocuklarda diş kaplaması, azı ve kesici dişlere, birden fazla çürük olan, kanal tedavisi ya da ampütasyon tedavisi yapılacak dişlere, çok yüzlü kırık olan süt dişlerine ve kalıcı dişlere, restorasyon uygulaması yapılacak dişlerde yer tutucu olarak kullanılacak dişlere kron kaplama yapılabilmektedir. Süt dişleri için kaç çeşit kaplama vardır? Süt dişleri için materyal ve marka olarak çeşitli kaplamalar kullanılmaktadır. Çocuk diş hekimliğinde kullanılan kaplamalar kısaca şöyledir: Uzun yıllardır çocuk diş hekimliğinde kullanılan, uygulaması oldukça kolay olan, dayanıklı, metal renkli olan paslanmaz çelik kronlar genel olarak arka dişlerde kullanılmaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte estetik görünümün de ön plana çıktığı, doğal diş renkli zirkonyum kronlar, hem ön hem de arka dişlerde kullanılmaktadır. Diş dokusuna zarar vermeyen, madde kaybı büyük olan dişlerde bile uygulandığında diğer dolgu uygulamalarına göre daha uzun ömürlü olan zirkonyum kaplamalar, dişin tamamını sardığı için dişin tekrar çürümesini önler. Kronlar, diş üzerine yapıştırılır. Süt dişleri düşmeye başladığı zaman dişle beraber düşecekleri için ayrıca çıkarma işlemi yapılmasına gerek kalmaz. Zirkonyum kronlar, doğal dişlerin dokuz kat daha güçlü malzemelerden üretilir ve gerçek diş görünümü sağlar. Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da rahatlıkla uygulanabilen bu tedavi yönteminde yetişkinlerde yapıldığı gibi ölçü almaya ihtiyaç yoktur. Erken çocukluk dönemi çürükleri, biberon çürüğü madde kayıplarında ön bölgede oluşan deformasyonlara zirkonyum kron uygulaması yapılarak çocukların daha sağlıklı ve estetik dişlere kavuşması sağlanmaktadır.

Dental Travmalar

Yüz ve ağız bölgesi yaralanmalarının en çok görüldüğü yer diş ve çevre dokulardadır. Dental travmalar sonucu bazı fonksiyon ve konuşma bozukluklarının yanı sıra hem psikolojik hem de estetik yönden bazı problemler ortaya çıkabilir. Süt dişlerinde travma durumunda yaralanma görülen süt dişi kök ucu ve altta yatan kalıcı diş tomurcuğu arasında yakın ilişki vardır. Çocuklarda fiziksel aktiviteler artmaya başladığı zaman dental yaralanmalar daha sık görülmeye başlar. Fiziki aktivitede meydana gelen artışa karşılık çocukta koordinasyonun tam gelişmemiş olması dengenin tam kurulamaması sonucu çocuklarda dental travmalar yaşanabilmektedir. Travmatik dental yaralanmalar çocuklarda diş çürüklerinin ardından oluşan en önemli diş sorunlarından biridir. Çocuklarda dental travma çeşitleri nelerdir? Travmatik yaralanmalar çocukların cinsiyetlerine ve mevsimlere göre de farklılık göstermektedir. Birçok farklı sebeplerle oluşan çocuklarda diş travmaları yaralanma çeşitlerine göre de acil müdahale gerektirirler. · Sallanan dişler · Kırılmış diş ve kökler · Yerinden tamamen çıkan dişler · Yumuşak doku yaralanmaları · Çene kemiği kırıkları Çocuklarda diş tümüyle çıktığı zaman diş köküne dokunulmadan alınarak diş hekimine başvurulmalıdır. Çıkarılmış diş, hekime gidene kadar tükürük, süt ya da serum fizyolojik içinde korunmalıdır. Eğer mümkünse diş, yerine yerleştirilerek ağızda tutularak diş hekimine gidilmelidir. Diş travması önlemek için neler yapılmalıdır? Diş travmasını önlemek için spor aktivitelerinde mouthguard adı verilen dişlik kullanılabilir. Bunun yanında çocuklar arabada bulunurken emniyet kemerinin takılı olmasına itina gösterilmelidir. Ev kazalarına karşı elektrik prizleri ve sert köşeli mobilyalara çocuklar için önlem alınmalıdır. Çocuklarda dental travma tedavisi nasıl yapılır? Çocuklarda dental travma tedavisi, acil tedavi gerektiren durumlarda dental dokularda oluşan hasarın doğru şekilde tespit edilmesi ve uygun tedavinin uygulanması çok önemlidir. Doğru ve zamanında yapılan müdahale ile dental travma tedavisi gerçekleştirilir. Çocuklarda dental yaralanmalar, sıklıkla görülmektedir. Bunlar düşmeye, hiperaktiviteye, bisiklet -paten-kaykay kazaları ve çeşitli spor faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilirler. Eğer bu tür dental travmalarda acil müdahale gerektiren bir durum olursa diş hekimi ilk önce dişte meydana gelen hasarı şekilde saptar ve en uygun tedaviyi uygular. Müdahale sırasında hastanın medikal ve dental hikayesinin doğru şekilde alınması hem klinik hem de radyografik muayene, palpasyon, hassasiyet, perküsyon ve mobilitenin incelenerek analizi yapılır. Doğru şekilde ve zamanında yapılacak müdahale sırasında klinik ve radyografik takipler sayesinde tedavi sırasında oluşabilecek komplikasyonlar ya tamamen ortadan kaldırılır ya da minimize edilir.

Sedasyon ve Genel Anestezi

Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da dişçi koltuğu korkusu olabilir. Ya da bazı klinik rahatsızlıklar yüzünden diş tedavileri bazı yetişkin ve çocuklara zorlukla yapılabilmektedir. Bu yüzden bu tür rahatsızlıklar yaşayan çocuklarda sedasyon ve genel anestezi altında diş tedavisi uygulamaları yapılmaktadır. Dişçiden korkan çocukları dişçiye alıştırmak ve korkulacak bir şey olmadığını göstermek için küçük yaşlarda diş hekimine götürmek önemlidir. Çocuklarda büyük çürükler ve tedavi gerektirecek rahatsızlıklar oluşmadan önce diş hekimi ile tanıştırarak hem çocuğun hem de diş hekiminin rahatlaması sağlanmalıdır. Ancak tüm bunlara rağmen çocuklarda dişçi ve diş tedavileri konusunda rahatlama yoksa ve tedavi süreci zorlu geçeceğe benziyorsa çocuklarda sedasyon ve genel anestezi ile diş tedavisi uygulama yetkisi bulunan anestezi uzmanı ve diş hekimine başvurulabilir. Sedasyon ve genel anestezi nedir? Sedasyon, hastanın kısa süreli uykuya geçtiği ancak bilincinin açık olduğu durumdur. Diş hekimi sedasyon altındaki hastaya sözle ya da fiziksel olarak istediğini yaptırabilir. Ayrıca sedasyon sonrasında hasta, herhangi bir şey hatırlamayacağı için özellikle çocuklarda travma yaratmayacağı için uygulanabilir bir yöntemdir. Genel anestezi ise halk arasında narkoz olarak bilinen ve geçici bilinç kaybı yaratan bir durumdur. Çoğu zaman solunum yoluyla burundan bazı zamanlarda da anestezik ilaç damar yoluyla hastaya verilerek uygulanmaktadır. Genel anestezi, hastada herhangi bir sağlık sorunu yoksa tetkiklerden sonra yapılmalıdır. Sedasyon ve genel anestezi kimlere uygulanır? İkna ederek diş tedavisinin yapılamadığı çocuklarda Gelişim geriliği görülen çocuklarda ve erişkinlerde En üst seviyede korku fobisi olan erişkinlerde Genel anestezi yapılması zorunlu olan cerrahi operasyonlarda Lokal anestezi ile tek seansta işi bitmeyen cerrahi işlemlerin daha kısa sürede genel anestezi altında yapılma imkanı vardır. Sedasyon ve genel anestezi yan etkileri var mıdır? Sedasyon yan etkileri sayılamayacak kadar azdır. Hasta sedasyon etkisi altında iken hiçbir şekilde tedavi süresince yapılanları hatırlamayacağı için özellikle çocuklarda tercih edilebilir. Genel anestezide kullanılan ilaçların yan etkileri oldukça azdır ve vücuttan kolaylıkla atılabilmektedir. Uygun koşullarda ve anestezi uzmanları tarafından doğru şekilde yapılan genel anestezi sonrası çıkabilecek komplikasyonlar oldukça nadirdir. Genel anesteziye ya da sedasyona bağlı olarak oluşabilecek komplikasyonlar ise minimize edilmektedir. Anestezi uzmanı tarafından yapılacak pre-op anestezi muayenesi ile hastanın öz geçmişi detaylı şekilde incelenir. Şimdiye kadar kullandığı tüm ilaçlar, geçirdiği ameliyat ve hastalıklar belirlenerek fiziksel muayenesi yapılır. Bu muayenenin ardından anestezi uzmanı tarafından genel anestezi uygun şekilde yapılır.

Yer Tutucu

Süt dişleri, kalıcı dişlerin daha sağlıklı gelişmesi için kılavuz görevini gören dişlerdir. Aynı zamanda konuşma, çiğneme bozukluklarını önlemek için daimi dişlerin çıkmasına kadar ağızda kalması istenen en önemli dişlerdir. Süt dişlerinin tüm bunların yanında en önemli görevlerinden biri de sürekli dişler için yer tutucu görevini görmesidir. Erken kaybedilmiş bir süt dişi, bazı ortodontik tedavi yöntemlerine sebep olacaktır. Bu yüzden erkenden kaybedilmiş süt dişinin yerine mevcut olan boşluğu korumak için sabit yer tutucu ve hareketli yer tutucu apareyler kullanılır. Eğer normal zamanından önce yani erken süt dişi veya dişleri kaybedilmişse mutlaka diş hekimine gidilerek duruma göre sabit ya da hareketli yer tutucu apareylerin takılması gerekir. Yer Tutucuların Özellikleri Nelerdir? Sabit yer tutucular, bir veya daha fazla tekli diş eksikliğinde kullanılan, dişlere yapışık yalnızca diş hekimi tarafından takılıp çıkarılan sabit apareylerdir. Hareketli yer tutucular ise, tek veya çift taraflı, tekli veya daha fazla eksiklik durumunda kullanılabilen, kişinin kendisi tarafından takılıp çıkarılabilen hareketli apareylerdir. Hastadan hastaya değişmekle birlikte genel olarak her eksik süt dişi için yer tutucu kullanılabilir. Diş hekimi tarafından muayenesi yapılan çocuğun yaşı, kaybedilmiş olan süt dişi sayısı, kemik ve diş gelişimine bağlı olarak doktorun sabit tutucu ya da hareketli tutucu kullanılması gerekebilir. Neden Yer Tutucu Kullanılmalıdır? Süt dişlerinin erken kaybı sonrasında yer tutucu takılmazsa bazı problemler yaşamak içten bile değildir. Bu problemler; · Eksilen süt dişleri sonrasında boşluk oluşacağı için komşu dişler kayma tehlikesi yaşar ve dişlerde çapraşıklık oluşur. · Çarpık ya da yamuk dişler çürümeye her zaman daha yatkındır ve temizlenmesi ise düzgün dişlerin temizliği ve bakımına göre daha zorludur. · Eksik ya da çarpık dişler yüzünden çocukta çiğneme fonksiyonu bozulmaya başlar. · Eksilen süt dişleri yerine yer tutucu kullanılmadığı takdirde ilerleyen yaşlarda estetik görünüm problemleri ve buna bağlı olarak çocukta psikolojik sorunlar baş göstermeye başlar. · Diş kaybının fazla olması ise diş eti rahatsızlıklarına ve ağızda kokuya sebep olur. · Süt dişi kaybının sonunda yer tutucu kullanılmazsa yetişkinlik döneminde ortodontik problemler oluşmaya başlar. Yer tutucu takılması ardından bazı noktalara dikkat edilmesi gerekir. Sakız, lokum ya da yapışkanlı yiyecek ve içecekler tüketilmemeli, düzenli olarak dişler fırçalanarak temizlenmelidir. Yer tutucu aparatlar elle ya da dille yerinden oynatılmamalı ve düzenli olarak muhakkak kontrole gidilmelidir. Sabit yer tutucu, diş hekiminiz tarafından çıkarılmalıdır. Yer tutucunun deforme olduğu, kırıldığı ya da çıktığı durumlarda ise diş hekimine gidilerek yenisi yapılarak tekrar yerine yapıştırılmalıdır.

Yukarı